Başka araçlarla savaş
Trumpçı yaklaşım, siyaseti savaşın başka araçlarla devamı olarak görüyor. Tüm dünyada sol, bu gerici rasyonelin sonuçlarını düşünmeli. Temsil kurumlarının giderek etkisizleştiği bir dönemde çözüm, yeni siyasi arabuluculuklar icat etmektir.
trump
Michael Hardt / NLR – Sidecar

Trump hizbinin siyasi rasyonalitesine göreceli tutarlılık kazandıran ilkelerden biri şudur: Siyaset sadece, savaşın başka araçlarla devam ettirilmesidir. Bu, geçen haftalardaki söylemlerde tam anlamıyla sergileniyordu; Rudy Giuliani “düello ile yargılanma” çağrısında bulunurken, Trump, takipçilerini ABD Kongre Binası’nda “güç” göstermeye teşvik ediyordu. Bu kavgacı yaklaşım kriz anlarına mahsus değil; daha ziyade Trumpizmin siyasi aklına nüfuz ediyor ve gerici düşünce hattının doğal gelişimi olarak kimliğini belirliyor.

Burada Trump’ın siyasetinin “kavgacı” mantığını değil, denklemin temel koşulu olan diğer yarısını incelemek istiyorum: Siyasal arabuluculuğun geleneksel mantığının anlamsız olduğu ve sadece bir hile olarak işe yaradığı varsayımı. Burada, Trumpçı düşüncenin son derece gizemli kabuğunun içindeki rasyonel öz fark edilebilir.

Öncelikle, siyasetin savaşın devamı olduğunu söylemenin ne anlama geldiğini kısaca açıklamama izin verin. Michel Foucault, 1976’da Collège de France’daki konferanslarında, iktidarın işleyişini (kuşkusuz, bizimkinden çok farklı bir siyasi bağlamda) kavramak için siyaset ve savaş arasındaki bu dönüştürülmüş ilişkiye, “Clausewitz formülünün tersine çevrilmesi”ne başvurdu. 19. yüzyıl Prusya askeri teorisyeni Carl von Clausewitz, meşhur “savaşın siyasetin başka araçlarla devamı olduğu” iddiasını dile getirirken amaçladığı, devletler arası diplomasinin (öncelikle “siyaset” ile kastettiği budur) savaşın başlamasıyla sona ermediğini, bunun başka şekillerde devam ettiğini vurgulamaktı. Ya da, farklı bir ifadeyle, askeri çatışma, siyasi arabuluculuğun sonunu değil, farklı bir tarzdaki kalıcılığını işaret ediyor.

O halde Foucault, Clausewitz’in mantığını tersten benimser: Clausewitz’e göre savaş hala siyasi arabuluculukla “dolu” iken, Foucault’da siyaset, arabuluculuk mekanizmaları “boş” indirgenmiş çatışmadır. Bana göre Foucault’nun bu formülasyonu, sendikalar, refah kurumları, reformist Keynesçi devlet gibi siyasi arabuluculuk yapılarını ve mekanizmalarını zayıflatmak için ortaya çıkan neoliberal stratejileri yorumlamanın bir anahtarıdır. (Foucault, tersine çevrilmiş formülü genel bir iktidar analizinin parçası olarak ortaya koysa da, bu argümanın kitaplarından çok güncel olaylara bağlı olduğu derslerinde ortaya çıkması, bunun 1970’lerdeki siyasi gelişmelerin dolaylı bir analizini olarak da iş gördüğünü söylemeyi mantıklı kılıyor.) Siyasi arabuluculuktan yoksun neoliberal bir siyaset vizyonu kesinlikle Trump dünyasında varlığını sürdürüyor, ancak birçok açıdan daha aşırı hale geldi.

Bu çerçeve, 6 Ocak olaylarına farklı bir gözle bakmaya yardımcı oluyor. ABD Kongre Binası’na baskını savunanların, bunun geçen yaz gerçekleşen BLM (Black Lives Matter – Siyah Hayatlar Değerlidir) protestolarından farklı olmadığını iddia etmeleri öğreticidir. Bu iddia, birçok temel ayrıma körlüğü ele veriyor, bunlardan biri, BLM eylemlerinin aksine, Capitol kuşatmasının bir protesto olmamasıdır. Protesto mantığı, bir siyasi arabuluculuk bağlamını varsayar: Çeşitli düzeylerdeki toplumsal ve yönetsel yapıların potansiyel olarak reformlarla yanıt vereceği bir hal. Örneğin, genel olarak anlaşıldığı şekliyle “polis kaynaklarını yeniden düzenle” (“defund the police”) talebi, yalnızca potansiyel siyasi arabuluculukla nitelenen bir bağlamda anlamlıdır. Yine de Trump ve destekçileri için siyasi arabuluculuğun mantığı ve potansiyeli olmadığı için protesto bir anlam ifade etmiyor. Eylemlerine yanıt olarak arabuluculuk beklemiyorlardı, yalnızca siyasi bir sonuç umuyorlardı: İktidarda kalmak. O halde 6 Ocak’ta siyasetten savaşa geçiş yoktu. Trumpist siyasi praksis, arabuluculuktan yoksun savaş mantığıyla şimdiden canlandırıldı.

Siyasi arabuluculuğa inanç eksikliği, Trump hizbinin seçim sonuçlarının meşruiyetini tanımayı reddetmesine de ışık tutuyor; çünkü siyasi temsil talepleri, kavramsal olarak siyasi arabuluculukla bağlantılıdır. Elbette, seçmenleri (özellikle Siyah seçmenleri ve diğer beyaz olmayanları) dışlamak için uzun süredir devam eden Cumhuriyetçi stratejide olduğu gibi, Trump’ın seçim sonuçlarının bazılarını kabul ederken, diğerlerini reddetmesinde açık bir şekilde fırsatçı bir unsur var. Ancak bu fırsatçı taktikler, gerici düşünceye derinlemesine gömülü olan, siyasi temsil taleplerinin aldatıcı olduğu görüşüne dayanmaktadır. Örneğin, 20. yüzyılın başlarında, Avrupalı ​​sosyalist partilerin yükselen seçim gücüne karşı temkinli olan Robert Michels, onların temsili meşruiyet savlarının sahteliğini ortaya çıkarmaya çalıştı: Tüm partiler -halk iradesini ifade etme iddiasında olanlar bile- son tahlilde elitlerin hakimiyetindedir ve siyasi temsil, bu seçkinler tarafından iktidarı elde etmek ve sürdürmek için kullanılan özenle hazırlanmış bir aldatmacadır.

Aynı mantık, çok daha düşük bir karmaşıklık düzeyinde, Trump’ın ve daha genel olarak Cumhuriyetçi Parti’nin temsil görüşünün temelini oluşturur. Ne hileli yasama uydurmalarıyla (Cumhuriyetçilerin uzun süredir yaptığı gibi) seçmen katılımını önlemek ne de meşru oy pusulalarını (Trump hizbinin son zamanlarda denediği gibi) reddetmek skandal ya da ikiyüzlü görünmüyor, çünkü temsil talebi -daha genel olarak siyasi arabuluculuk talebi gibi- doğası gereği sahte olarak görülüyor. Bu bakımdan, demokratik teminat üzerine liberal el sıkışması basitçe samimiyetsizdir, çünkü temsili savunanlar gerçekten gücü “halka” vermiyorlar; daha ziyade yandaş sosyal, medya ve siyasi elitlerini mazur göstermek için temsil etme hilesini kullanıyorlar. Tanım gereği her seçim hilelidir.

Bu nedenle, bu kısa nitelendirme, yalanlar ve soytarılık bulutunun altında, nispeten tutarlı bir rasyonalitenin Trumpizmi canlandırdığını öne sürüyor: Etkili siyasi arabuluculuk eksikliği ve sahte temsil iddiaları nedeniyle, hikaye devam ediyor; siyaset savaşın başka araçlarla devam ettirilmesidir sadece. Geçen hafta Mike Davis ve Thomas Meaney, Capitol Hill isyanının Cumhuriyetçi Parti’nin geleceği açısından anlamını tartıştılar. Trump hizbinin rasyonelliği hakkındaki hipotezimi kabul edersek, o zaman ABD ve diğer yerlerdeki sol için sonuçlarını da düşünmeliyiz. Böyle bir kavgacı mantığa uygun karşılığı ne oluşturur? Mevcut siyasi arabuluculuk ve temsil yapılarının etkili ve ilerici oldukları savunularak, kavgacı mantığa itiraz etmemiz gerektiğine dair makul bir yanıt verilebilir. Alternatif olarak, siyasi çekişmeyi savaş olarak gören düşmanlarımızla aynı çatışma düzleminde yaşadığımızı savunabiliriz. Benim görüşüme göre bunların ikisi de yeterli değil. Siyasi arabuluculuk yapıları gerçekten büyük ölçüde geri çekilmiştir ve temsil kurumları görece etkisizdir; ancak çözüm tam olarak farklı demokratik katılım ve kolektif karar alma mekanizmaları da dahil olmak üzere yeni arabuluculuklar icat etmektir. Aslında bu, günümüzün en güçlü sosyal hareketlerinden bazılarının hali hazırda yaptığı şeydir. Böyle olmakla birlikte, bir sonraki adımın ifadesi başka bir vesileyi beklemelidir.

Paylaş
Share on twitter
Share on facebook
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on email
İlgili İçerik
Bülten
Güncel içerik bildirimi almak için kaydol