Görsel: Bryan Hitchcock / behance.net/bryanhitch887f

İyi ki varsın Fanon!

“Black Lives Matter” hareketinin yükseldiği ve sömürgecilik tarihinin yeniden sorgulandığı bugünlerin entelektüel militanı Fanon 95 yaşında!

Frantz Fanon, 20 Temmuz 1925’te Fransa işgalindeki Karayip adalarından Martinik’te doğdu. Psikiyatri eğitimi alan Fanon, yine Fransa sömürgesi olan Cezayir’de bir hastanede çalıştı. Ardından, Cezayir Bağımsızlık Savaşı’na katıldı. Tavrı ve eserleriyle dünyanın ezilen halklarının bağımsızlık savaşına ilham verdi. Sömürge karşıtı mücadelenin entelektüel militanı Fanon, sömürgeciliğin yarattığı en büyük yıkımın, sömürülenin zamanla kendisini sömürgecinin gözünden görmesi olduğunu söyler. Bu yüzden, sömürülenin kurtuluş mücadelesi “ilk kurşun”u kendisine sıkma koşuluna bağlıdır. Hayata veda ettiğinde 36 yaşında olan Fanon’un ezilenlere sağladığı en kritik “silah” tam olarak buydu.

Frantz Fanon

“Black Lives Matter” (Siyah Hayatlar Değerlidir) hareketinin yükseldiği, sömürgecilik tarihinin yeniden radikal bir şekilde sorgulandığı bugünlerde, Fanon’un sömürgeci ilişkinin yıkıcı “sırlarını” ifşa ettiği cümleleri yankılanıyor zihinlerde. Fanon’un cümleleri öylesine yaşam, öylesine mücadele, öylesine kurtuluş, öylesine öfke yüklü ki, “yaşasa 95 yaşında olacaktı” diyemiyor insan. Bir adı aşkın anlamlara karşılık gelen “Fanon”, insan olma mücadelesinin düşünüş ve eylem yöntemi aslında.

Fanon cümleler, yaralarımızdan geçiyor. Geçerken kanattığı yaralardan… Ve hayatını “değerli” kılmanın nasıl bir bedensel ve zihinsel ilga gerektirdiği, “Fanon”un sadece bir yazar ismi olabileceğine ikna olmanın giderek güçleştiği “okumalarla” anlaşılıyor…

Fanon’un doğum günü hatırlatması bu kısa not, “Siyah Deri, Beyaz Maske” ve “Yeryüzünün Lanetlileri” başlıklı eserleri okumaya/yeniden okumaya vesile olsun…

serhatliozgur@gmail.com