Kürtler arasında yükselen yeni dalga anti-kolonyalizm arayışları, “Kürt sağcılığı” biçiminde yaftalanıyor. Sömürge tamircileri olmaya soyunanların Kürdün kalbini sağda aramaları beyhude bir çabadır.
Kürtler, adlarının altını çizdiklerinde milliyetçilikle suçlanıyorlar! Oysa Kürtlerin adlarını zikretmesi nefs-i müdafaadır. Bu “suçu” işlememek için taleplerini belirsiz bir “kurtuluş” prosedürüne bağlamak Kürtlere büyük bir haksızlıktır. Devlet söyleminde, “Türk, Kürt, Laz, Gürcü, Çerkez…” kolajı olmadan, tek başına söylenemeyen “Kürt” kullanımından da bir farkı yoktur.