
Bir seçim yap, ‘tarihi’ olsun!
Aylarca “aşiret oyları” ile yatıp kalktığımız; BDP’nin, hırsızlık iddialarına rağmen iktidarın Kürdistan’daki gücünü nasıl koruduğunu sorgulamak yerine aldığı oylara sevindiği; iddiasını itibarsızlaştıran HDP’nin “mutlak başarı” elde ettiğini duyurduğu “tarihi” bir seçimi geride bıraktık.

Şehre ‘değmeyen’ bir kahkaha
Newroz şenliğinin meydan okuyan devrimci kahkahası Diyarbakır’ın dışında bir tarlada atılıyor! Göz kırpan bir başka dünya ihtimali şehre ulaşmıyor…

Kürtlük turnikeden geçer mi?
Türkçeyi İstanbul şivesiyle konuşan, “düzgün” okullarda okumuş, haşmetli burnu estetikle normalleştirilmiş kısmım turnikeden geçiyor; batıya göç etmek zorunda kalmış ve orada “afedersiniz Kürt” olduğu hissettirilmiş kısmım turnikeye takılıyor.*

Olağan ırkçılık
Son zamanlarda Fırat’ın batısından Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik linç haberleri geliyor. Geçtiğimiz günlerde HDP’liler bu kez Fethiye’de milliyetçi-ırkçı grupların saldırısına uğradı. Saldırganlar, HDP binasına saldırırken “yasadışılık”, “suç işleme” gibi bir kaygı duymadan; tam tersine verili “haklarını” kullanıyorlarmışçasına davrandılar.

Gençler net: Kentsel talana geçit yok!
Diyarbakır’da gençler, Dicle Üniversitesi’nin ağaç kıyımına karşı Dicle Vadisi’nde çadır eylemi başlattı. BDP’li yöneticiler de gençlere destek için oradaydı. Buraya kadar her şey normal. Garip olan, BDP’li Sur Belediyesi’nin de aynı bölgede yeni bir imar planı üzerinde çalıştığı iddiası. Gençler ise kentsel talana karşı net: “Kim yaparsa yapsın geçit yok. Kentimizi savunacağız.”

Fabrikasyon mağduriyet!
Kamusal bir sanat olarak heykel mekanda tarihi, kültürel ve sembolik anlamlar üretir. Kürt mücadelesinin direniş anlatısının aksine Diyarbakır’da park ve bahçelere serpiştirilen fabrikasyon üretim bu anıtlarda mağduriyet ontolojik bir vakaya, bir kadere dönüşüyor. Heykelin hafızayı ve direnişi örgütleme kapasitesi işgüzarca heba ediliyor.

Yeni başkanı beklerken…
Diyarbakırlılar Mart ayında yapılacak seçimde yeni belediye başkanını seçecek. Başkan adaylarının Diyarbakırlılara neler vaat ettiklerini henüz bilmiyoruz. Ancak bilinen ve görünen şu ki Diyarbakır; aşırı betonlaştırmadan yaya haklarına, trafikten barınma hakkına kadar çözülmeyi bekleyen pek çok temel meseleyle karşı karşıya…

Tam tekmil bir Roboskî canlandırması
Roboskî katliamının ikinci yıldönümü nedeniyle Diyarbakır’a bir “anıt”, daha doğrusu bir cisim dikildi.

Diyarbakır kuşatma altında!
Diyarbakır’da halkın haberi olmadan birileri kenti planlıyor, tasarlıyor ve dayatıyor. Bunun için ne AB Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, ne de halkın iradesi esas alınıyor. Diyarbakır Ankara’dan tasarlanıyor.

Dicle Vadisi, HES’ler ve Hevsel Bahçeleri
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Dicle Üniversitesi ile kent merkezi arasında kalan Dicle Nehri Vadisi ve Hevsel Bahçeleri’ni “yapı rezerv alanı” ilan etti. Kentin can damarı olan bu yeşil havza yapılaşmaya açılarak ortadan kaldırılıyor.

Gezi Parkı’ndan yansımalar
Gezi Parkı’ndaki piyasalaştırmaya itirazın yüksek sesle dillendirilmesine cesaret veren ağaçlar, toprağa sıkı sıkıya sarılmış kökleriyle hareketin meşruiyet kaynağı oldu ve başta kadınlar ve gençler olmak üzere memnuniyetsizleri gölgesine topladı.

Sürecin zihniyeti ve ‘kamu duyarlılığı’
“Barış süreci”nin tek gündem olduğu son günlerde, kalpleri sürecin “hassasiyeti” ile dolup taşan bilumum eşraftan sıklıkla şu duygu yüklü cümleleri duyuyoruz: “Bin yıldır birlikte yaşıyoruz”, “Kurtuluş Savaşı’nda birlikte savaştık”…