PkF:* Bak, ‘zulüm var’ diyeceksin, tamam mı?

Nilgün Toker, HDP’nin misyonunu anlattığı söyleşisinde, haklı olarak, öznelliklerin kuruluşuyla siyaseten öğrenme süreçleri arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekiyor. Ancak, aynı önermenin Kürtlerle kolonyal ilişkiyi derinleştiren bir bilgiye nasıl dönüştüğüne de şahit oluyoruz bu söyleşide.

Bir başka mıdır?

Türk dindarlığı için boşluksuz izahlar yapan Bir Başkadır, Kürt meselesini “AKP’li Kürtler” başlığı altında tartışıyor. Fazilet sahibi dindar Türklere, davaya ihanet eden AKP’li Kürtler eşlik ediyor!

Uslanmaz bir uğultu: Göçebelik

Göçmen, Kürt ve kadın olmanın belirsiz komşuluğu, parçalanmış aynadaki yansımanın tekinsizliğini çağrıştırıyor. Neye benzediği giderek unutulan, hatırlamaya çalıştıkça elde yeni kesiklere yol açan…

Kürdistan: Kasvetli bir ırmak

İlhamını Delacroix’nın “Dante’nin Kayığı” eserinden aldığını söyleyen Erkan’ın çalışmalarında öne çıkan, renkleri yorumlama biçimi. İlk bakışın maruz kaldığı resimlerdeki “karanlık”, göz bebeğinin bir süre sonra büyümesiyle gündelik/politik azabın keskin ayrıntılarına ışık oluyor.

Kahvenin keyfi, çayın çilesi

Çayın yapamadığını yapan latte, bir taşla iki kuş vuruyor: Fincanda durduğu gibi durmasıyla yerli, sütlü köpüğü ile dünyalı. Bu mucizevi buluşma, Anadolu irfanıyla dudak paysız fullenmiş kaplanlar için bulunmaz nimet oldu.

İyi ki varsın Fanon!

“Black Lives Matter” hareketinin yükseldiği ve sömürgecilik tarihinin yeniden sorgulandığı bugünlerin entelektüel militanı Fanon 95 yaşında!

Kürtleri Kürtlerden kim kurtaracak!

HDP yöneticisi, Nazım Hikmet’in temsil ettiği “solcu” edebiyatı arkasına alarak, “Türkiye devrimci hareketi[nin]… yakıcı enternasyonalist görev”lerinden dem vuruyor. Hızını alamayıp bir de parmak sallıyor, “Türkiye devrimci hareketi, tek vazifesi Kürt halkını desteklemekten ibaret olan bir topluluk değildir.”

Diyarbakır’ın petrolü nereye dökülür?

“Batı”daki kaldırımların her bir taşında, binaların her bir tuğlasında, tersanelerindeki gemilerin her bir kaynağında ve Anadolu’nun linç güzergahından hasat edilen fındığın her bir tanesinde “ucuz işgücü” olarak görülen Kürdistan emekçilerinin sömürülen emeği var. Sadece emeği değil kanı var aynı zamanda.

Bir seçim yap, ‘tarihi’ olsun!

Aylarca “aşiret oyları” ile yatıp kalktığımız; BDP’nin, hırsızlık iddialarına rağmen iktidarın Kürdistan’daki gücünü nasıl koruduğunu sorgulamak yerine aldığı oylara sevindiği; iddiasını itibarsızlaştıran HDP’nin “mutlak başarı” elde ettiğini duyurduğu “tarihi” bir seçimi geride bıraktık.

Şehre ‘değmeyen’ bir kahkaha

Newroz şenliğinin meydan okuyan devrimci kahkahası Diyarbakır’ın dışında bir tarlada atılıyor! Göz kırpan bir başka dünya ihtimali şehre ulaşmıyor…

Gençler net: Kentsel talana geçit yok!

Diyarbakır’da gençler, Dicle Üniversitesi’nin ağaç kıyımına karşı Dicle Vadisi’nde çadır eylemi başlattı. BDP İl Eşbaşkanı ve Sur Belediyesi Eşbaşkan adayı da gençlere destek için oradaydı. Buraya kadar her şey normal. Garip olan, BDP’li Sur Belediyesi’nin de aynı bölgede yeni bir imar planı üzerinde çalıştığı iddiası. Ancak konuştuğumuz gençler kentsel talana karşı gayet net: “Kim yaparsa yapsın geçit yok. Kentimizi savunacağız.”

test

Fabrikasyon mağduriyet!

Kamusal bir sanat olarak heykel mekanda tarihi, kültürel ve sembolik anlamlar üretir. Kürt mücadelesinin direniş anlatısının aksine Diyarbakır’da park ve bahçelere serpiştirilen fabrikasyon üretim bu anıtlarda mağduriyet ontolojik bir vakaya, bir kadere dönüşüyor. Heykelin hafızayı ve direnişi örgütleme kapasitesi işgüzarca heba ediliyor.

Bülten
Güncel içerik bildirimi almak için kaydol